Yazı
Yazar : Vedat UZUNER
336 Görüntülenme
Bosna-3
Vedat UZUNER

Aslında Bosna’da yaşananların savaş olmadığını, çocuklara ve kadınlara yapılan iğrenç işkence ve tecavüzlerden anlıyorduk.  Zaten konu Müslüman kıyımı olunca Bosna, Afganistan, Arakan fark etmiyor. Tıpkı Mısır’da ve Suriye’de olduğu gibi. Kendi çıkarları söz konusu olduğunda en vahşi hayvandan daha vahşi olabilen tek dişi bile kalmamış garp için oluk oluk Müslüman kanı akması ve bir musluktan su akması arasında bir fark yoktu. Sanayi şehri Zenica’dayız. Burada Aliya İzzetbegoviç ile beraber savaşmış Gazi Şerif Patkoviç’le konuşuyoruz. Kendisiyle yaptığımız görüşme sırasında not aldıklarımı onun ağzından aktarıyorum: ‘Bosna Savaşı dünyadaki savaşların hepsinden daha farklıydı. Problem bizim Boşnak olmamız değil; Müslüman Boşnak olmamızdı. Avrupa’nın orta yerinde Müslüman devleti istemeyen Avrupalıların ve Büyük Sırbistan hayali kuran Sırpların hedefindeydik ve elimizde hiçbir şey yoktu. Sizin o dönemde çok yardım topladığınızı biliyoruz. Yardımların dağıtılmasında BM aracı oluyordu ve hiçbir konuda adil olmayan bu kuruluş ayni ve nakdi yardımların dağıtılmasında da adil davranmıyordu. Resmi kanallardan gelen yardımlar öncelikle Sırp ve Hırvatlara dağıtılıyor, artan bir şey olursa bize veriliyordu. Savaş döneminde silah, mermi, yiyecek gibi ihtiyaçlar için günlük yaklaşık 800 bin marka ihtiyacımız vardı ama iyi niyetli de olsa Türkiye’den gelen yardımlar bu miktarın çok altındaydı. O dönemde özellikle IHH ve Refah Partisinin çabaları oldu ki bunların da yeterli olduğunu söylemek imkânsız. Bizim derdimizle dertlenenler sizin zengin insanlarınız değil, bizim gibi olanlardı. Bizim silaha ihtiyacımız vardı, Arabistan’dan yardım olarak hurma geliyordu. Silah yapabiliyorduk ama barutumuz yoktu. İran’daki bir hidroelektrik santral ihalesini alma karşılığında Hırvatistan barutun kendi sınırları üzerinden nakledilmesini kabul etti. Savaş zamanında yaklaşık 200 bin insanımız öldü. Bunların yüzde yetmişi sivildi. İki bine yakın cami ve mescit yıkıldı ya da tahrip edildi. Amaç Bosna-Hersek’ten İslam’ın izlerini tamamen silmekti. Yıkılan camileri, mescitleri, köprü ve binaları onarmak kolay ama insanların tadilatı uzun zaman alıyor. Bosna’yı şehirlerde göremezsiniz, gerçek Bosna’yı görmek için köylere gitmeniz gerekiyor. Sırplar bu gün hala bizi ezeceklerini düşünüyor ve bizi zayıf sanıyor. Silahlar susmuş olsa bile psikolojik savaş hala devam ediyor. Bu algıyı yıkmak için çok çalışmamız, eğitime ağırlık vermemiz gerekiyor. Bütün bunlara rağmen buraya gelmeniz bizimle beraber olmanız bize en büyük destek. Bizim için bir şeyler yapmak istiyorsanız bize giyecek ya da yiyecek getirmeyin. Yatırıma dönük çalışmalar yapın, eğitime destek olun. Bizim ülkemizde 1992-95 dönemi okullarda anlatılmıyor. Çocuklarımıza bu dönemi anlatan farklı etkinlikler yapıyoruz. Sizin ülke olarak 2001-2002’ye kadar yaşadıklarınızın on katını biz burada hala yaşıyoruz. Aklınıza gelen her alanda: Medya, ticaret, eğitim sistemi, siyaset. Bugün bizde de sizde de hala dostunu Avrupa’da arayanlar var. Avrupa zengin ama mutlu değil…

Vedat UZUNER

1 Ağustos 2013

 

MEMUR-SEN
KONFEDERASYONU
EĞİTİMCİLER BİRLİĞİ
SENDİKASI
Zübeyde Hanım Mahallesi Sebze Bahçeleri Caddesi No:86
Altındağ - Ankara / TÜRKİYE
Tel : 0.312 231 23 06 Faks : 0.312 230 65 28
ebs@ebs.org.tr
Copyright © Eğitim Bir Sen